yayın:Karatay yayınları
Aşk denilince aklıma gözyaşlarını getiren hissedirren yaşatan anlatan Sinan Yağmur'un kaleminden serinin ikinci kitabı. Okuyucusuna Şems ve Mevlana aşkını en içten hisssettiren yüzlerde hep şaşkın ifade ile her sayfasını heyecenla okutan kuşkusuz muhteşem bir biyografik anlatım.
Mevlana kitaplarının müptelası, ailesine düşkün öğrencilerine bağlı saygılı doğru dürüst bir adam, Şems kitaplardan öteye geçmiş, gözü pek doğrularının arkasında gözü kara siyah feraceli sır dolu derviş. Siyahla beyaz kadar zıt olan iki kişilik ve zıtlıkların mükemmliğinden oluşan bir aşk öyküsü gerçek bildiğimizin çok daha ötesi çok daha fazlası, çok daha yaşanılası... Şems Cellaledin'in hayatına girdiğinde O yalnızca Cellaleddin Rumi'ydi. Şems Rumi'ye aşkda yok olmayı öğretmiştir, O'nu her bir hecesi başka dilde yokluk anlamına gelen Mev-la-na yapmıştır.Şemsten önce Rumi aşk ile yanarken o günden sonra yana yana yok olmayı öğrenmiş ve bu yok olmanın yolunu kitaplarda değil yürekler olacağını anlamış. Derviş olmayı semah etmeyi dönerken huzur dolmayı öğrenmiş.
İnsanın anlattıkça anlatası gelinen bu kitap kensinlikle okunmuş olarak hafızalarda yerini almalı, yıllardır aradığını bulduğunda o koca adamların çocuksu mutluluğuna, Şems gittiğinde Mevlana'nın iç yakan feryadına, aylarca gelmeyen Şems'in Mevlana'nın HAMUŞ demesiyle nasıl geri döndüğüne, en sevdiğini ölümle kaybettiğinde neler yaşayacağına yakından şahit olmak için okunulacak kitap.Bunların yanı sıra bu aşkı okuduktan sonra kendi aşkınızı yüreğinizde taşıdığınızın aşk mı yük mü olduğunu sorguladığnız kitap.
...Mezarlığa gelen sensin ey can! Orada ölü-ölgün yatan benim. Senin yokluğuna dayanmak zor olurdu. Eğer ölen ikimiz olmasaydık..
Mevlana kitaplarının müptelası, ailesine düşkün öğrencilerine bağlı saygılı doğru dürüst bir adam, Şems kitaplardan öteye geçmiş, gözü pek doğrularının arkasında gözü kara siyah feraceli sır dolu derviş. Siyahla beyaz kadar zıt olan iki kişilik ve zıtlıkların mükemmliğinden oluşan bir aşk öyküsü gerçek bildiğimizin çok daha ötesi çok daha fazlası, çok daha yaşanılası... Şems Cellaledin'in hayatına girdiğinde O yalnızca Cellaleddin Rumi'ydi. Şems Rumi'ye aşkda yok olmayı öğretmiştir, O'nu her bir hecesi başka dilde yokluk anlamına gelen Mev-la-na yapmıştır.Şemsten önce Rumi aşk ile yanarken o günden sonra yana yana yok olmayı öğrenmiş ve bu yok olmanın yolunu kitaplarda değil yürekler olacağını anlamış. Derviş olmayı semah etmeyi dönerken huzur dolmayı öğrenmiş.
İnsanın anlattıkça anlatası gelinen bu kitap kensinlikle okunmuş olarak hafızalarda yerini almalı, yıllardır aradığını bulduğunda o koca adamların çocuksu mutluluğuna, Şems gittiğinde Mevlana'nın iç yakan feryadına, aylarca gelmeyen Şems'in Mevlana'nın HAMUŞ demesiyle nasıl geri döndüğüne, en sevdiğini ölümle kaybettiğinde neler yaşayacağına yakından şahit olmak için okunulacak kitap.Bunların yanı sıra bu aşkı okuduktan sonra kendi aşkınızı yüreğinizde taşıdığınızın aşk mı yük mü olduğunu sorguladığnız kitap.
...Hoşlanmadığına tahammül sabır değildir. Sevdiğine kavuşamayacağını bilsen de
kavuşaçakmışcasına gayret etmendir. Bırak, sabır sana sabretsin ki acıyı bal eylesin..
...Döndükçe etekler yelpazelenirDöndükçe gönülde aşk tazelenir.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder